İzleyiciler

Bize Ulaşmak İsterseniz

fashionwithsisters@hotmail.com

Beğendiysen Durma Paylaş

BloXoo

Instagram

3 Eylül 2011 Cumartesi

Moss'un Gardırobundan

KATE MOSS'UN KIYAFETLERİNE SAHİP OLUN

Süpermodel Kate Moss'un kıyafetlerine sahip olmayı ister miydiniz? Stil ikonu, vintage kıyafetlerinin bir kısmını Hardly Ever Worn It adlı internet sitesinde satışa çıkarıyor. Eğer cüzdanınıza güveniyorsanız açık artırmada en yüksek fiyatı verenin sahip olacağı kıyafetleri kaçırmayın! 

Louis Vuitton 2011 2012 Sonbahar Kış Defilesi








2 Eylül 2011 Cuma

İŞTE MİU MİU FARKI

Miu miu yine yapmış yapacağını . Sezona damgasını vuracak harika sneakerlar hazırlamış. Geçtiğimiz ay satışa sunulan bu ayakkabılar ile nerde olursanız olun fark edilmeniz garanti. Ayakkabılar altın , gümüş ve siyah renklerde.
Özellikle gece parti kombinlerinin vazgeçilmez parçaları olacak gibi.

Yargıcı Shoes & Bags, Akmerkez’de!

Yargıcı & Yargıcı Accessories, mağazalarına bir yenisini daha ekleyerek, Akmerkez'de ilk Shoes & Bags,ayakkabı ve çanta mağazasını açtı. 




Akmerkez AVM 2.kattaki Shoes&Bags mağazasında, günlük kullanıma uygun desenli, kanvas, deri çantalardan, gece kullanımı için tasarlanan saten ve portföy çantalara; iş hayatına yönelik rugan ve kroko çantalardan kışlık botlarla kombinlenebilecek kürk detaylı çantalara kadar sayısız seçenek sunuyor. 




Yargıcı Shoes&Bags'de ayakkabı ve çantanın yanı sıra diğer aksesuar ürünleri bulmanız da mümkün. Stilinizi tamamlayacak yün, angora ve kaşmir şallar, yeni sezonda ön plana çıkan ince deri, desenli, fiyonk, çiçek tokalı kemerler, sevimli şapka ve çorap modellerinin yanı sıra farklı boyutlarda ve renklerde cüzdan modelleri de Shoes&Bags mağazasında. 

1 Eylül 2011 Perşembe

Gucci Çantayı Kim Yapıyor


Yüksek meblağlar ödenerek alınan son moda designer çantalar, aslında nasıl yapılıyor? Elfler tarafından yapıldığı için mi bu kadar pahalı, yoksa Çin’deki korkunç sweatshoplarda markası basıldığı anda mı değerleniyor?
Gucci bu konuda uzayıp giden düşünceler, moda, kalite ve ustalık temalı ilginç bir kampanya başlatmış. Üstteki fotoğrafta çanta yapan bir Gucci zanaatkarı görüyorsunuz. Yer: Gucci’nin New York Fifth Avenue’daki mağazası..
“Artisan Corner Tour” yani “Zanaatkar Köşesi Turu” kapsamında, Gucci mağazalarının bir köşesinde çantaları üreten zanaatkarlar için köşeler kuruluyor ve müşteriler bu lüks çantaların nasıl üretildiğini görebiliyor.
Markanın kreatif direktörü Frida Giannini, “Mirasımıza olan büyük saygımız, Gucci’nin temelindeki değerlerinden biri, ” diyor. “Zanaatkarlarımızın ustalık ve yeteneklerini müşterilerimiz ilk elden görsün istedik. Gucci neredeyse 90 yıllık tarihini bu insanlar sayesinde yarattı.”

Bu görüntüler, designer çantalara verilen üç sıfırlı rakamları savunmak için uygun bir görsel referans olabilir.. Ne olursa olsun, Gucci’nin bu kampanyası, modada sadece reklam dünyasının yarattığı sanal imajlar ve modeller dışında, kullanım, üretim, ustalık, zanaat ve kaliteyi vurgulamakla ilgili güzel bir adım..



Turdaki zanaatkarlar ekibi, müşterilerin gözleri önünde bambu saplı çanta gibi Gucci‘nin ikonik çanta modellerini yapıyor. Gianni, “Çanta modelleri tabi ki çok değişti, ama yapılış teknikleri tamamen aynı,” diye garanti veriyor.

Her Kadının Sahip Olması Gereken 30 Şey

Moda ne kadar değişken olursa olsun biz kadınların mutlaka sahip olması gereken olmazsa olmazlarımız vardır. Güzel, bakımlı, dikkat çekici kadınların vazgeçilmezlerini 30 maddede sıraladık. Bakın bakalım sizde eksik olan birşeyler var mı?

İşte her kadının sahip olması gereken 30 şey…





1-Siyah diz üstü elbise: Gardropların vazgeçilmez giysisidir. Farklı takı ve aksesuarlarla farklı elbiselere dönüştürülmeleri çok kolaydır ve onunla asla rüküş olmazsınız. Hayat kurtarıcıdır...


2-Parfüm: Kendinize en uygun parfümü mutlaka bulmuş olmalısınız. Sizinle özdeşleşen ve sizi yansıtan en güzel koku her an çantanızda olmalıdır…




3-Dantel iç çamaşırı: Kendinizi çok daha güzel ve seksi hissetmenizi sağlar. Güzelliğinizi içinize işletir...




3-Babet ayakkabı: Her kıyafetinizle giyebileceğiniz babetlerle bütün gün rahatça yürüyebilirsiniz.Gece dışarı çıktığınızda ise babetlerinizi çantanızda taşıyarak topuklu ayakkabılardan kurutulup geceye devam edebilirsiniz.




4-Beyaz gömlek: Gerek kumaş pantolonlarla, gerek kotlarla, gerekse ceket takımlarla giyebileceğiniz beyaz bir gömleğiniz mutlaka olmalı...




5-Kaliteli bir cüzdan: Ne kadar şık olursanız olun, elinizde paspal bir cüzdanla ödeme yaptığınızda oluşturduğunuz görüntü hoş olmayacaktır...




6-Siyah pantolon:İddea ediyoruz ki mutlaka ara sıra ihtiyaç duyacaksınız




7- İpek ya da dantel gecelik: Yıkaması ne kadar zor olsa da buna değer...




8-Şık bir gece elbisesi: Davet ya da kokteyllerde giyebileceğiniz en azından bir tane zarif gece elbiseniz olmalı.




9-Pamuklu pijama: Soğuk günlerde ya da hasta olduğunuzda rahat pijamalarınızı giyip yatmak kendinizi iyi hissettirecek.





10- Beyaz T-shirt: Sadece bir tane asla yetmez en az üç dört tane beyaz t-shirt'ünüz mutlaka olmalı...



11-Siyah topuklu ayakkabı: Birçok renkle rahatlıkla giyebileceğiniz gibi, bacaklarınızı da olduğundan zarif gösterecektir...



12- İnce mont: Mevsim geçişlerinde ne giymeniz gerektiğini bir türlü anlayamadığınız günler için…





13-Açık renk kışlık palto: Çok kısa sürede kirlense bile çok daha şık ve gösterişli duruyor.


14-Bolero: Bazı elbiseler hırka yerine bolero gerektiriyor, dolabınızda bulunmasında yarar var.


15-Siyah dik yaka kazak: Özellikle parlak renkli uzun kolyelerle şahane bir görüntü oluşturuyor...


16-Siyah ince çorap: Hangi kadın giymemiştir ki zaten...


17- Takılar: Büyük halka küpe, modası hiç bir zaman geçmeyecek… Kolye…Uzun, kısa, mutlaka kıyafetinizi tamamlayacak kolyeleriniz olmalı.


18-Tek taş yüzük: Eğer bunu alacak bir partneriniz yoksa kendi kendinize bir hediye neden olmasın?


19-Allık: Elmacık kemiklerinize uygulayacağınız cilt renginize uygun bir allık yüzünüze canlılık katacak.


20-Rimel: Hiç makyaj yapmamış bile olsanız rimel sürmeden evden çıkmayın...


21-Marka bir çanta: İyi marka bir çantanız mutlaka olmalı. Bizim önerilerimiz Miu Miu, Mare Jaeobs. vs


22-Jean pantalon: Tabi ki dolabınızın olmazsa olmazlarından…Üstelik bir tane asla yetmez...


23-Yemek kitabı: Her gün ne yemek yapan biri olmasanız da mutlaka acil durumlar için denemiş tariflerden oluşan, sonucun fiyasko olmayacağından emin olduğunuz güvenilir bir yemek kitabı...


24-Nemlendirici: Cilt tipinize uygun mutlaka hergün kullanacağınız, sürmeden güne başlamayacağınız türden...




25-Seyahatleriniz için ise bavul takımı: Başkalarının bavullarıyla karışmaması için siyahtan uzak durmanızı tavsiye ederiz..


26- Yüksek limitli kredi kartı: Özellikle ödemelerini eşinizin ya da sevgilinizin yaptığı bir adet... Yok mu? O zaman dikkatli harcadığınız size ait bir tane...


27-Törpü: Manikürünüzün nerede ne zaman bozulacağı, ya da tırnağınızın nerede kırılacağı belli mi olur? Hep yanınızda olmalı...


28-Saç düzleştirici: Saçlarınız kuaföre gidemediğiniz zaman bile hep bakımlı ve fönlü olsun, eliniz alışırsa fön çektirmeyi unutabilirsiniz bile...


29-Şık bir makyaj çantası: Mümkünse çantanızda taşıyabileceğiniz boyutlarda ve deneme boyu makyaj malzemeleriyle dolu bir tane...


30-Anlayışlı, romantik, yakışıklı bir partner: En önemli maddeyi en sona bıraktık... Her kadın hayatını paylaşacağı, omzuna yaslanabileceği, hayattan birlikte zevk aldığı bir partnere sahip olmayı hakeder... Bu bazen bir sevgili, bazen bir eş, bazen de bir kanka olabilir... Ama mutlaka olmalı:))

31 Ağustos 2011 Çarşamba

Mini Etek Tarihi


1960 lardaki tüm politik ve kültürel değişimlerin tam ortasında, dönemin en kalıcı ve tartışmalı ikonu gün ışığına çıktı mini etek.

1960 lar devrim ve değişim yıllarıydı. Apollo 11 aya inen ilk kapsül oldu, zencilere verilmiş seçme ve seçilme hakkı yasallaştı, Vietnam savaşı şiddetlendi, Beatles hayranlığı tüm dünyayı kasıp kavurmayı sürdürdü, doğum kontrol hapları piyasaya sürüldü… Ve tüm bu politik ve kültürel değişimlerin tam ortasında, dönemin en kalıcı ve tartışmalı ikonu gün ışığına çıktı: mini etek.

Bu küçük ve seksi kumaş parçası, tüm zamanların en büyüleyici paradokslarından bazılarını temsil ediyordu; güç ve savunmasızlık, bağımsızlık ve memnun etme isteği, üstünü örtme ve ortaya koyma, olgunluk ve oyunculuk, özgürlük ve sömürü… Aynı zamanda hem ayıplanan hem sevilen mini etek, yıllardır saklanan bir gerçeğe çekti tüm dikkatleri; kadın bacakları…





Avrupa dağlarındaki en eski köyler gibi kimi toplumlarda daha önce giyildiği iddia edilse ve tarihi insanlık tarihi ile bir olsa da, 1960’larda gündeme gelmesiyle güçlü politik ve kültürel imaları uyandırmıştır. 1800’lerin ortasında, Avrupa ve Amerika’daki kadınların genellikle daha zayıf ve savunmasız cinsiyet olduğuna inanılıyordu. Politika, iş hayatı ve fiziksel aktiviteler kadınlar için tehlikeli alanlardı ve kısıtlayıcı etekler, sıkı korseler bu inançları yansıtıyordu.

Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, nasıl olduysa, kadınların özgürleşmesinde gelişmeler oldu ve etek boyları diz hizasına çıkartıldı. İkinci Dünya Savaşı esnasında kumaşa getirilen zaruri kısıtlama ile ise etek boyları diz üstüne çıktı.

Savaş zamanı kısıtlamalarının giysiler üzerindeki etkisi sona erdiğinde, kadınlar zarafet ve dişilik için hazırdı ve moda endüstrisi kadınları Christian Dior tarafından temsil edilen ‘yeni görünüm’ ile tanıştırdı. Yeni görünüm olgun ve sofistikeydi; abartılı kum saati figürü ve uzun, müsrif etek boyları.





1960’lar ve mini etek politikası

1960’lardan önce, genç kadınların anneleri gibi giyinmesi beklenirdi ki bu tarz genelde Paris couture’ydu. Mesela 1962’nin sonunda, bir Sears kataloğunda, anne ile kız birbirinin aynısı elbiseleri giymiş ve bundan inanılmaz mutlu görünen surat ifadeleriyle poz vermişlerdi. 1950’lerde, İngiliz tasarımcı Sally Tuffin, gençler için hiç kıyafet olmadığından ve genç kızların annelerine benzemesinden yakınmıştır.

1960’larla birlikte, genç kesim kendi bireysel fikirlerini, görüşlerini ifade etmek için ayaklanmaya başladı, özellikle de politik konulardaki tepkilerini ebeveynlerinden farklı şekillerde karşılık vermek için. Süregelen adet ve ahlak kurallarına uymayı reddetmeye başladılar, bu kuralları içiten pazarlıklı ve çifte standartlı olduklarını düşünüyorlardı. Bu genç politik kuruluş sesini yükseltmeye başladıkça, bir yandan farklı tarzlarını yaratmak için modada da kendilerine yer açtılar.

1960’lar feminizminin bir aracı olarak mini etek

Feminizmle aydınlanan kadın zihinleri, moda alanında da daha farklı düşünmeye başladı. Mesela 1963’te, Amerikalı Betty Friedman The Feminine Mystique adlı kitabı yayınladı ve mutlu ev kadını mitini çürüterek, kadınların farklı roller için ne kadar hevesli olduklarını dile getirdi. Ek olarak 1960’lar üniversitelere ve iş dünyasına giren kadın sayısındaki dramatik artışa sahne olmuştur.

Bu on yıl aynı zamanda evli ve boşanmış kadınları koruyan ve yetki veren kanunların yürürlüğe girmesini gördü. Ve tabi en önemlisi de doğum kontrol hapları ve istenmeyen gebelikleri önlemek oldu ki bu cinsel bir devrim yarattı. Kadın imajı karı ve anne olmaktan cinsiyetinden gurur duyan ve gücünün farkındaki genç, bekar kızlara döndü. Mini etek ise bu kadın hareketinin büyümesini ifade eden güçlü bir araç haline geldi.

Mini eteğin annesi: Mary Quant

Mary Quant adında genç bir İngiliz tasarımcı 1955’te King’s Road’ta Bazaar adlı ilk butiğini açtı. Gerçek bir moda eğitimi almadığı halde, bir eli sokaktaki gündelik modanın nabzını tutan Quant, belirgin bir kopma yarattı modada. Günün gençlerinin düşüncelerini yansıtan ve Paris modaevleri ile uzaktan yakından alakası olmayan giysiler satmaya başladı.

1965’te etek boylarını dizlerin 10-15 cm üzerine çeken tasarımcı, böylece ikonik mini eteği yaratmış oldu. Mini etek böylece 1960’ların ortasında Londra’nın ruhunu yansıtan giysi oldu; özgür, enerjik, genç, devrimsel ve geleneklere aykırı.

Andre Courreges

Mini eteğin daha popüler hale gelmesinin arkasındaki isim ise Fransız tasarımcı Andre Courreges, bu yeni giysiyi 1965 ilkbahar-yaz koleksiyonunda işlemiştir. Onun minileri vücuda daha az oturan ve ‘Courreges boots’ adıyla markalaşan beyaz botlarla giyiliyordu.

Mini eteği haute couture moda endüstrisi ile tanıştırarak, Courreges ona sokak modasında elde edemeyeceği daha çok kabullenilme şansını verdi.

Rudi Gernreich ise mini etekleri Amerika’ya sunan ilk moda tasarımcısıdır.

Her şeye rağmen, Courreges daha sonraları mini eteğin kendi buluşu olduğunu iddia ettiğinde Quant ona en güzel ve anlamlı cevabı vermiştir: “Ben ya da Courreges değiliz, mini eteği bulan sokaktaki kızlardan başkası değildi.”

2011 Adidas Sonbahar Kış Koleksiyonu






BAKMAZSAM OLMAZ

Blog Arşivi

sayaç