İzleyiciler

Bize Ulaşmak İsterseniz

fashionwithsisters@hotmail.com

Beğendiysen Durma Paylaş

BloXoo

Instagram

25 Aralık 2011 Pazar

TOPUKLU AYAKKABININ TARİHÇESİ





Hiç işim gücüm yokmuş gibi neleri düşünüyorum bende. Ama söyleyin sizinde aklınıza takıldığı olmadı mı hiç? Bu topuklu ayakkabı nasıl çıktı acaba? Kimine göre iyilik kimine göre kötülük kadınlar için. Kimi için olmazsa olmaz kimisi içinde olmaz. Ben yine böyle oturmuş çalışırken aklıma düşüverdi bu konu. Başladım araştırmaya ve bu ilginç yazıyı buldum. Sizinle de paylaşmak istedim. Benim gibi meraklılar için olsun post.

Bir lanet ya da çok sevilen mecburiyet olarak görülsün, çoğu kadının dolabında en azından birkaç çift topuklu ayakkabı vardır. Peki nerden çıktı bu topuklular merak edeniniz var mı?
Milattan önce 4,000 civarına ait kimi Mısır mezarlarında ayakkabı resimleri görülmüştür. Bunlar deri ya da sıkıştırılmış dokumadan yapılmış ve ayak üzerinde bağlanan ayakkabılardı.
Milattan önce 200’de ise topuklar moda dünyasına ilk adımını attı, Romalı aktörler için yapılan ve ‘kothorni’ denilen ahşap ve mantardan yapılmış platform tabanlar ile…
1600’lerde, topuklular at sürerken ayakları üzengide tutmaya yardım etmesi için erkek ayakkabılarında kullanışlı bir tercih haline geldi.
Ve 1533 bacaklarını uzatmak için bir kadının topuklu giydiği ilk senedir. 14 yaşındaki Catherine d’Medici tarafından kendi düğününde, 5 cm daha uzun görünmek için giyilmiştir.
Yine 16. yüzyıl, topukluların gelişimi için yoğun bir dönem, ‘kothorni’ler tekrar gündeme geldi ama bu sefer ‘chopine’ adı verilen ve tüm Avrupa’da popüler olan 60 cmlik tabanlarla…
XIV. Louis’ten ve adını ondan aldığı ilhamdan aldıktan sonra, ‘Louis’ topuklar hem kadınlar hem erkekler arasında popüler hale geldi. Kendisi tarafından sahip olunan kimi ayakkabılar 12 cmlik topuklarıyla savaş minyatürlerindeki yerini almışlardır.
Modaya ve ayakkabılara bayılan ve Fransa’nın geleceğini bunlara yatırdığı söylenen Marie Antoinette, 1793’de, kendi idamına 5cmlik topukluları ile katıldı. (Sophia Coppola’nın filmi Marie Antoinette için Manolo Blahnik 100 çiftin üzerinde ayakkabı tasarlamıştır.
1850’lerden 1950’lere kadar, topuklar 5 santimetrenin altında ve civarında ölçülendirilirken; 1950’lerde kadınlar, Marilyn Monroe ve onun son derece seksi tarzını destekleyen stiletto(iğne topuklar)la tanıştı. İtalya’da keşfedilen bu hem yüksek hem ince topuklar dışında bir de ‘kitten’ diye ifade edilen topuklar aldı modada yerini, daha çok minyatür stilettolara benzeyen…
Stilettolar ayakkabı dünyasının Marilyn’i ise, kitten topuklar da Audrey Hepburn’ü denilir, siz ne dersiniz?
Bir başka rivayete göre de yüksek topuklu ayakkabıların şıklık amacıyla kullanıldığı tarih 1533 olarak kayıtlara geçmiştir. Bu topuklu ayakkabının yaratıcısı Leonardo da Vinci'dir. Floransa'nın ünlü ailelerinden olan Medicislerin kızı Cetherine de Medicis bir dük ile evlenecektir. Cetherine, ufak tefek bir kızdır fakat tören oldukça görkemli olacaktır. Aile bir çözüm bulmak için birçok kişiye başvurur. Cetherine törenin görkemi altında kalmamalıdır. Rivayete göre çareyi Leonardo da Vinci bulur. Bu topuklu bir ayakkabıdır ve Cetherine'nin görünüşünden etkilenen kadınlar hemen taklit etmeye başlarlar. Daha sonra aynı geçmişte yaşandığı gibi topuklu ayakkabı bir statü göstergesi olur. Zira işçi sınıfı kullanışsız ve pahalı olarak niteledikleri ayakkabıyı alacak güçte değildir. Topuklu ayakkabıyla ilgili birçok belge olsa da, tarihi o kadar da net değil. Örneğin, Mısırlı kasaplar yerdeki kandan ayaklarını korumak için, Moğol atlıları da üzengilerini daha iyi kavrayabilmek gibi fonksiyonel sebepler için eklemişler ayakkabılarına topukları.
Nasıl ve ne zaman çıkmış olursa olsun hayatımıza giren topuklu ayakkabının bir daha çıkmayacağını hepimiz çok iyi biliyoruz.

Hiç yorum yok:

BAKMAZSAM OLMAZ

Blog Arşivi

sayaç